Bilgi, insanı kuşkudan,
İyilik, acı çekmekten,
Kararlı olmak korkudan kurtarır
(Konfüçyüs)
Gerçek dostlar yıldızlara benzer,
karanlık çökünce ilk onlar
gözükür...
Pazartesi, Eylül 25, 2006
Yasamdan neler ogrendik?
İnsan yaşamdan neler bekler, neler bulur? Acısıyla, tatlısıyla birçok sürpriz vardır o yasamin icinde. Kimi zaman saşırır, kimi zaman üzerinde bile durmayız. Ve oyle ogreticidir ki yasam, bu dersi yasamimizda hicbir okul vermemistir bize. Iclal Aydin'in, yaptigi Tv programlarindan derledigi "Hayat Guzeldir" kitabinda bir soz dikkatimi cekmisti. "Hayat bir sihirdir, duslediginiz seyler eninde sonunda sizi bulur" Yasamimizin gecmiste kalanina donup baktigimizda oyle degil midir? Bircok ornegine rastlariz bunun. Gercekten insanin dusledigi kimi seyler donup dolasip buluyor onu. Kimi zaman sevindiren kimi zaman uzen seyler.
Gecenlerde adresime gelen bir iletideki su paragraf bircogumuzun yasamindan ozetler sunmuyor mu?
"Güçlü olmak istedim… Tanri beni güçlendirmek için zorluklar yolladi. Bilgelik istedim… Tanri çözmem için sorunlar yolladi. Basari istedim… Tanri bana çalismam icin zeka ve kas gücü verdi. Cesaret istedim… Tanri bana üstesinden gelmem gereken sorunlar verdi. Sevgi istedim… Tanri bana, yardimci olmam için sorunlu insanlar yolladi. Iyilik istedim… Ve Tanri bana firsatlar yolladi. “Istedigim hiçbir seyi elde edemedim... Ama ihtiyaç duydugum her seyi elde ettim.”
Ögrendim ki...Hayatinda nelere sahip oldugun degil kiminle oldugun önemli.
Ögrendim ki...Dünyadaki bütün maddi degerlerin toplami iyi bir dostun degeri kadar etmiyor.
Ögrendim ki...Kendini en iyilerle kiyaslamak degil, kendi en iyinle kiyaslamak sonuç getirir.
Ögrendim ki... Insanlarin basina ne geldigi degil, o durumda ne yaptiklari önemli.
Ögrendim ki...Karsilik vermek, düsünmekten çok daha basit.
Ögrendim ki...Sen tepkilerini kontrol edemezsen, tepkilerin hayatini kontrol eder.
Ögrendim ki...Kahraman dedigimiz insanlar bir sey yapilmasi gerektiginde, yapilmasi gerekeni sartlar ne olursa olsun yapanlar.
Ögrendim ki...Para ucuz bir basari.
Ögrendim ki...Düstügün anda seni tekmeleyecegini düsündüklerinden bazilari kaldirmak için elini uzatir.
Ögrendim ki... Asik olmanin ve aski yasamanin çok çesidi vardir.
Ögrendim ki... Hiç tanimadigin insanlar, iki saat içinde, senin hayatini degistirebilir.
Ögrendim ki...Tecrübenin kaç yas günü partisi yasadiginizla ilgisi yok, ne tür deneyimler yasadiginizla var.
Ögrendim ki... Suçlama öfkeyi, öfke kini, kin de depresyonu getiriyor.
Ögrendim ki... Baskalarini affetmek yetmiyor. Insanin kendisini de affedebilmesi gerekiyor.
Ögrendim ki...Affetmeyi ögrenmek deneyerek oluyor.
Ögredim ki... Bütün dünyadaki insanlar kötülük için birlesse, kimseye bir sey yapamiyor.
Ögrendim ki... Her problem kendi içinde bir firsat saklar. Ve problem, firsatin yaninda cüce kalir.

İnsan yaşamdan neler bekler, neler bulur? Acısıyla, tatlısıyla birçok sürpriz vardır o yasamin icinde. Kimi zaman saşırır, kimi zaman üzerinde bile durmayız. Ve oyle ogreticidir ki yasam, bu dersi yasamimizda hicbir okul vermemistir bize. Iclal Aydin'in, yaptigi Tv programlarindan derledigi "Hayat Guzeldir" kitabinda bir soz dikkatimi cekmisti. "Hayat bir sihirdir, duslediginiz seyler eninde sonunda sizi bulur" Yasamimizin gecmiste kalanina donup baktigimizda oyle degil midir? Bircok ornegine rastlariz bunun. Gercekten insanin dusledigi kimi seyler donup dolasip buluyor onu. Kimi zaman sevindiren kimi zaman uzen seyler.
Gecenlerde adresime gelen bir iletideki su paragraf bircogumuzun yasamindan ozetler sunmuyor mu?
"Güçlü olmak istedim… Tanri beni güçlendirmek için zorluklar yolladi. Bilgelik istedim… Tanri çözmem için sorunlar yolladi. Basari istedim… Tanri bana çalismam icin zeka ve kas gücü verdi. Cesaret istedim… Tanri bana üstesinden gelmem gereken sorunlar verdi. Sevgi istedim… Tanri bana, yardimci olmam için sorunlu insanlar yolladi. Iyilik istedim… Ve Tanri bana firsatlar yolladi. “Istedigim hiçbir seyi elde edemedim... Ama ihtiyaç duydugum her seyi elde ettim.”
Ögrendim ki...Hayatinda nelere sahip oldugun degil kiminle oldugun önemli.
Ögrendim ki...Dünyadaki bütün maddi degerlerin toplami iyi bir dostun degeri kadar etmiyor.
Ögrendim ki...Kendini en iyilerle kiyaslamak degil, kendi en iyinle kiyaslamak sonuç getirir.
Ögrendim ki... Insanlarin basina ne geldigi degil, o durumda ne yaptiklari önemli.
Ögrendim ki...Karsilik vermek, düsünmekten çok daha basit.
Ögrendim ki...Sen tepkilerini kontrol edemezsen, tepkilerin hayatini kontrol eder.
Ögrendim ki...Kahraman dedigimiz insanlar bir sey yapilmasi gerektiginde, yapilmasi gerekeni sartlar ne olursa olsun yapanlar.
Ögrendim ki...Para ucuz bir basari.
Ögrendim ki...Düstügün anda seni tekmeleyecegini düsündüklerinden bazilari kaldirmak için elini uzatir.
Ögrendim ki... Asik olmanin ve aski yasamanin çok çesidi vardir.
Ögrendim ki... Hiç tanimadigin insanlar, iki saat içinde, senin hayatini degistirebilir.
Ögrendim ki...Tecrübenin kaç yas günü partisi yasadiginizla ilgisi yok, ne tür deneyimler yasadiginizla var.
Ögrendim ki... Suçlama öfkeyi, öfke kini, kin de depresyonu getiriyor.
Ögrendim ki... Baskalarini affetmek yetmiyor. Insanin kendisini de affedebilmesi gerekiyor.
Ögrendim ki...Affetmeyi ögrenmek deneyerek oluyor.
Ögredim ki... Bütün dünyadaki insanlar kötülük için birlesse, kimseye bir sey yapamiyor.
Ögrendim ki... Her problem kendi içinde bir firsat saklar. Ve problem, firsatin yaninda cüce kalir.
Cumartesi, Eylül 23, 2006
Charleston biberi nereden
Turkiye'de pazar alisverisi yaparken pazarcilarin dilinden dusmeyen bir "Charleston" biberi vardi. Bu bibere neden Charleston dediklerini hep merak ederdim. Kimseye de sormayi akil etmemistim o zaman. Amerika'ya geldikten sonra onun da sirrini kesfetmenin gururunu yasiyorum! Iste simdi Charleston'dayiz. Meshur biberin adini aldigi South Caroline eyaletinin ikinci onemli kenti. Kent cesit cesit biber uretimi ile adini duyurmus ismi de bu yolla tum dunyaya yayilmis. Kent Avrupa izleri tasiyor ve Fransiz, Italyan mimarisi dikkat cekiyor. Bolge ayni zamanda sahilleri ile de unlu ve yogun bir ic turizm hareketi var.
Turkiye'de pazar alisverisi yaparken pazarcilarin dilinden dusmeyen bir "Charleston" biberi vardi. Bu bibere neden Charleston dediklerini hep merak ederdim. Kimseye de sormayi akil etmemistim o zaman. Amerika'ya geldikten sonra onun da sirrini kesfetmenin gururunu yasiyorum! Iste simdi Charleston'dayiz. Meshur biberin adini aldigi South Caroline eyaletinin ikinci onemli kenti. Kent cesit cesit biber uretimi ile adini duyurmus ismi de bu yolla tum dunyaya yayilmis. Kent Avrupa izleri tasiyor ve Fransiz, Italyan mimarisi dikkat cekiyor. Bolge ayni zamanda sahilleri ile de unlu ve yogun bir ic turizm hareketi var.
Perşembe, Eylül 21, 2006
Ayisever Atilla'nin dikkatine 

Ozellikle kutup ayilarina olan ilgini biliyorum fakat su an elimizde iki kara ayi var simdilik bunlarla idare et. Yakinda hemserin Seckin'le kutuplara da gitmeyi dusunuyoruz! Oradan da asil senin sevdigin ayilarin fotograflarini yollariz. Tennesee Smoky Mountain'a dun(21 Eylul) gittik sirf senin icin ayilari izlemeye ve goruntulemeye. Bu kara ayilar da bu bolgenin meshur ayilari arasinda yeraliyor. Goruntudeki ayilarin hicbiri dogal ortamda yasamamis ancak bunlarin yavruladiklari ayilar dogaya birakiliyormus. Su an buralara gelmek icin hayiflandigini hisseder gibiyim sanki...
Hoscakal


Ozellikle kutup ayilarina olan ilgini biliyorum fakat su an elimizde iki kara ayi var simdilik bunlarla idare et. Yakinda hemserin Seckin'le kutuplara da gitmeyi dusunuyoruz! Oradan da asil senin sevdigin ayilarin fotograflarini yollariz. Tennesee Smoky Mountain'a dun(21 Eylul) gittik sirf senin icin ayilari izlemeye ve goruntulemeye. Bu kara ayilar da bu bolgenin meshur ayilari arasinda yeraliyor. Goruntudeki ayilarin hicbiri dogal ortamda yasamamis ancak bunlarin yavruladiklari ayilar dogaya birakiliyormus. Su an buralara gelmek icin hayiflandigini hisseder gibiyim sanki...
Hoscakal
Çarşamba, Eylül 20, 2006
Orlando'da safari


Orlando'daki eğlence merkezlerinden biri de Animal Kingdom. Burası Afrika'daki doğal yasama göre düzenlenmiş çok sayıda hayvanın yaşadığı geniş bir bölge. Orta büyüklükte bir kenti hayvanat bahcesi olarak dusunun içine her turden hayvani koymuslar. Onların yasama koşullarına göre de cevreyi düzenlemişler. Animal Kingdom öyle ki safari keyfini bile yaşatıyorlar. 20-30 kişilik büyük jeeplerle sizi adeta Afrika'daymışsınız gibi tur attırıyor o heyecanı vermeye çalışıyorlar. Timsahlardan tutun flamingolara kadar, aslandan zürafalara kadar cok sayida hayvan sizi karsilamaya hazir.



Orlando'daki eğlence merkezlerinden biri de Animal Kingdom. Burası Afrika'daki doğal yasama göre düzenlenmiş çok sayıda hayvanın yaşadığı geniş bir bölge. Orta büyüklükte bir kenti hayvanat bahcesi olarak dusunun içine her turden hayvani koymuslar. Onların yasama koşullarına göre de cevreyi düzenlemişler. Animal Kingdom öyle ki safari keyfini bile yaşatıyorlar. 20-30 kişilik büyük jeeplerle sizi adeta Afrika'daymışsınız gibi tur attırıyor o heyecanı vermeye çalışıyorlar. Timsahlardan tutun flamingolara kadar, aslandan zürafalara kadar cok sayida hayvan sizi karsilamaya hazir.
Pazartesi, Eylül 18, 2006
Yunuslarla dans

Yolunuz Amerika'ya duserse gorulecek yerlerden biri de Orlando'daki eglence merkezleri. Universal Film Studyolari, Animal Kingdom, Disneyland ve Sea World. Hepsi birbirinden ilgi cekici olan eglence merkezlerinden Sea World'deki yunus baliklarinin egiticileri ile yaptiklari gosterileri kacirmayin. Hele yaninizda cocuklar varsa icinizde en cok onlar eglenip mutlu olacaktir. Sergiledikleri birbirinden guzel hareketlerle yunuslara adeta tas cikartan egiticiler izleyenlerin nefesini kesiyor. Insana en dost olan deniz hayvanlarinin kendilerinden biriymis gibi butunlestikleri egiticilerle muzik esliginde yaptiklari birbirinden guzel gosteriler sizi stresten, sorunlardan uzaklastirip bir baska dunyaya goturuyor.


Yolunuz Amerika'ya duserse gorulecek yerlerden biri de Orlando'daki eglence merkezleri. Universal Film Studyolari, Animal Kingdom, Disneyland ve Sea World. Hepsi birbirinden ilgi cekici olan eglence merkezlerinden Sea World'deki yunus baliklarinin egiticileri ile yaptiklari gosterileri kacirmayin. Hele yaninizda cocuklar varsa icinizde en cok onlar eglenip mutlu olacaktir. Sergiledikleri birbirinden guzel hareketlerle yunuslara adeta tas cikartan egiticiler izleyenlerin nefesini kesiyor. Insana en dost olan deniz hayvanlarinin kendilerinden biriymis gibi butunlestikleri egiticilerle muzik esliginde yaptiklari birbirinden guzel gosteriler sizi stresten, sorunlardan uzaklastirip bir baska dunyaya goturuyor.
Ahiska Turkleri Amerika'da
Tarih boyunca oradan oraya gocetmek zorunda birakilan Ahiska Turkleri'nin yeni duraklari Amerika. Ortak bir yurt ozlemiyle yasayan Ahiska Turkleri halen Rusya, Turkiye ve Avrupa'nin cesitli ulkeleri ile Amerika'da yasiyor. Amerika'nin tipki pesmerge Kurtleri'nde oldugu gocmen statusunde kabul ettigi Ahiska Turkleri ulkenin birkac eyaletinde yasama mucadelesi veriyor. Nashville'de yasayan bizler Kentucky Bowlingreen'deki soydaslarimizin daveti uzerine duzenledikleri piknige katildik. Piknikte Kafkas yoresinin birbirinden guzel ezgilerini seslendiren Ahiskalilar, cektikleri halayla da goz doldurdular.
Tarih boyunca oradan oraya gocetmek zorunda birakilan Ahiska Turkleri'nin yeni duraklari Amerika. Ortak bir yurt ozlemiyle yasayan Ahiska Turkleri halen Rusya, Turkiye ve Avrupa'nin cesitli ulkeleri ile Amerika'da yasiyor. Amerika'nin tipki pesmerge Kurtleri'nde oldugu gocmen statusunde kabul ettigi Ahiska Turkleri ulkenin birkac eyaletinde yasama mucadelesi veriyor. Nashville'de yasayan bizler Kentucky Bowlingreen'deki soydaslarimizin daveti uzerine duzenledikleri piknige katildik. Piknikte Kafkas yoresinin birbirinden guzel ezgilerini seslendiren Ahiskalilar, cektikleri halayla da goz doldurdular.
Pazar, Eylül 17, 2006
Cumartesi, Eylül 16, 2006
Yeryuzunden bir cennet kose
Tennessee'deki Great Smoky Mountain Amerika'nin essiz doga harikalarindan birisi. Ulusal Milli Park alani olan bolgeye her yil Amerika icinden ve disindan yuzbinlerce kisi geliyor tatil icin. Kiralik evler ve otellerde ilkbahar ve sonbahar aylarinda yer bulmak epey zor. Ozellikle sonbaharda doganin comertce sundugu rengarenk essiz goruntuler insana ayri yasama sevinci veriyor. Teleferigi, kar ve cim kayak alanlarinin bulundugu bu cennet parcasina gittigim zaman yurdumun cennet koselerinden biri olan Uludag'da gibi hissediyorum kendimi.

Tennessee'deki Great Smoky Mountain Amerika'nin essiz doga harikalarindan birisi. Ulusal Milli Park alani olan bolgeye her yil Amerika icinden ve disindan yuzbinlerce kisi geliyor tatil icin. Kiralik evler ve otellerde ilkbahar ve sonbahar aylarinda yer bulmak epey zor. Ozellikle sonbaharda doganin comertce sundugu rengarenk essiz goruntuler insana ayri yasama sevinci veriyor. Teleferigi, kar ve cim kayak alanlarinin bulundugu bu cennet parcasina gittigim zaman yurdumun cennet koselerinden biri olan Uludag'da gibi hissediyorum kendimi.

Kürtaj karşıtı kampanya
Amerika'da baskan secimlerinin gundem maddelerinden biri olan kurtaj ozellikle Cumhuriyetciler'in uzerinde durdugu bir konudur. Demokratlar bunun serbest olmasini savunurken, Cumhuriyetciler sehir sehir dolasarak kampanyalarina destek ararlar. Fotografta gordugunuz kurtaj sonucu olusan temsili bir mezarlik. Kurtaj karsitlari haclardan olusan bu temsili mezarligi yollarin kenarinda toplumun dikkatine sunuyorlar. Masumiyet mezarligi adi verilen tabelada, Amerika'da gunde 3 bin 600 bebegin kurtajla alindigina dikkat cekilerek, "Sevgili Tanrim bizi bagisla" ifadesi yeraliyor.
Cuma, Eylül 15, 2006
Nashville Turkleri piknikte 

Nashville Tennessee'de sayisi her gecen gun artan Turkler Turkish Friendship Association adi altinda orgutlenerek dayanismayi guclendirdi. Nashville ve cevresinde sayilari 300'u bulan Turkler, iki yil icinde ucuncu kez piknikte bulusarak eglenip ozlem giderdi. Son piknige Kentucky'de yasayan bir grup Ahiska Turku de katildi ve Turkiyeli soydaslari ile tanisma firsati buldu.
Yurdundan uzak diyarlarda piknik ve toplantilarda bulusmak ayri bir keyif verir insana, ozlemlerini biraz olsun giderir. Yeni gelenler eskilerle tanisir, ev, is ihtiyaci olanlar birbirine duyurma firsati bulur. Pikniklerde eglencenin tadini cikaran cocuklarin keyfine diyecek olmaz. Oradan oraya kosturur, atlar ziplar.


Nashville Tennessee'de sayisi her gecen gun artan Turkler Turkish Friendship Association adi altinda orgutlenerek dayanismayi guclendirdi. Nashville ve cevresinde sayilari 300'u bulan Turkler, iki yil icinde ucuncu kez piknikte bulusarak eglenip ozlem giderdi. Son piknige Kentucky'de yasayan bir grup Ahiska Turku de katildi ve Turkiyeli soydaslari ile tanisma firsati buldu.
Yurdundan uzak diyarlarda piknik ve toplantilarda bulusmak ayri bir keyif verir insana, ozlemlerini biraz olsun giderir. Yeni gelenler eskilerle tanisir, ev, is ihtiyaci olanlar birbirine duyurma firsati bulur. Pikniklerde eglencenin tadini cikaran cocuklarin keyfine diyecek olmaz. Oradan oraya kosturur, atlar ziplar.
Çarşamba, Eylül 13, 2006
Turkish football team 
Turkler biraraya gelir de futbolsuz olur mu, mekan dunyanin neresi olursa olsun. Biz de Nashville'deki Turkler olarak maclari uydu yayiniyla Istanbul Cafe'de izliyor hafta sonlari da cim saha(hali degil) maci yapiyoruz. Her ne kadar Amerikalilar tum dunyanin buyuk onem verdigi futbola, Amerikan futbolu gibi siddet icermedigi icin "bayan sporu" diye kucumsemeyle baksalar da bizim bunlara aldiracak halimiz yok. Vanderbilt Universitesi'nin cim sahalarindan birinde bayanlar top kostururken biz de digerinde Latin Amerikalilar'la bulusup futbolun zevkini yasiyoruz. OLAY'daki arkadaslarla ASGD'nin Kaplikaya'daki hali sahasinda yaptigimiz maclar da bir film seridi gibi gozumun onunden akiyor uzak diyarlarda. Ara sira kulaklarinizi cinlatiyorum burada hey gidi eski takim arkadaslarim. Bu arada, hayatinda cok az futbol oynamis biri olarak top teknigimin ilerledigini soylemeden gecemeyecegim. Ne demisler, "ogrenmenin yasi yoktur" Ben de bu felsefeden hareketle her hafta bir oncekinden daha iyi performans sergiliyorum savunmada. Bursa'ya gelince bunu bizzat gozlerinizle goreceksiniz arkadaslar! Fotograftakiler(onde soldan saga) Irakli Huseyin ve kopegi, Halit, Harun, Safak, Alper, Ozbekistanli Akmal, (arkada soldan saga) Ilhan(diger karelerde de kendini gizlemis nedense) Emin, Metin, Seckin, Cemil, Nuri ve ben...

Turkler biraraya gelir de futbolsuz olur mu, mekan dunyanin neresi olursa olsun. Biz de Nashville'deki Turkler olarak maclari uydu yayiniyla Istanbul Cafe'de izliyor hafta sonlari da cim saha(hali degil) maci yapiyoruz. Her ne kadar Amerikalilar tum dunyanin buyuk onem verdigi futbola, Amerikan futbolu gibi siddet icermedigi icin "bayan sporu" diye kucumsemeyle baksalar da bizim bunlara aldiracak halimiz yok. Vanderbilt Universitesi'nin cim sahalarindan birinde bayanlar top kostururken biz de digerinde Latin Amerikalilar'la bulusup futbolun zevkini yasiyoruz. OLAY'daki arkadaslarla ASGD'nin Kaplikaya'daki hali sahasinda yaptigimiz maclar da bir film seridi gibi gozumun onunden akiyor uzak diyarlarda. Ara sira kulaklarinizi cinlatiyorum burada hey gidi eski takim arkadaslarim. Bu arada, hayatinda cok az futbol oynamis biri olarak top teknigimin ilerledigini soylemeden gecemeyecegim. Ne demisler, "ogrenmenin yasi yoktur" Ben de bu felsefeden hareketle her hafta bir oncekinden daha iyi performans sergiliyorum savunmada. Bursa'ya gelince bunu bizzat gozlerinizle goreceksiniz arkadaslar! Fotograftakiler(onde soldan saga) Irakli Huseyin ve kopegi, Halit, Harun, Safak, Alper, Ozbekistanli Akmal, (arkada soldan saga) Ilhan(diger karelerde de kendini gizlemis nedense) Emin, Metin, Seckin, Cemil, Nuri ve ben...
Salı, Eylül 12, 2006
Rock City'de Bursa muhabbeti
Bu fotoğrafta dunyanin ne kadar küçük olduğunu gorüyorsunuz-gorunen birsey yok tabii ki hikayesi oyle-Ozlem ve Dilsah ile Hezarfen'e ozenip ucmaya gittigimiz Rock City'de tanistik tesadufen. Uzaktan bizi gorunce tipimize bakip, "Turk olsalar bari" diye Ozlem'e seslenen Dilsah'in(sag basta) fisildadigini duyar duymaz "Merhaba" dedim birden. Ikisi de bir anda neye ugradiklarini sasirdilar. Bizlere rastlamis olmanin mutlulugunu yasayan Ozlem ve Dilsah Istanbul Universitesi Peyzaj Mimarligi 4. siniftalar. Bir egitim programi cervevesinde Tennessee'nin Smoky Mountain bolgesindeki Pigeon Forge'a gelmisler birkac ay once. Sohbet ilerleyince muhabbet Bursa'ya kaydi tabii ki Ozlem'in Inegollu olmasi nedeniyle. Sadullah Organ ve Ibrahim Coban da ortak tanidik cikinca saskinligimiz bir kat daha artti. Iskenderunlu arkadasim Seckin'in de baba tarafindan Bursali olmasi eklenince biz dunyanin bu uzak kosesinde bir Bursa muhabbetti tutturduk. Nelerden konusmadik ki kisa zaman diliminde, Inegol koftesinden basladik, kaplicalardan ciktik. Hos bir karsilasma oldu. Iste insanoglu ve yasadigi yeryuzundeki ilginc rastlantilar.

Bu fotoğrafta dunyanin ne kadar küçük olduğunu gorüyorsunuz-gorunen birsey yok tabii ki hikayesi oyle-Ozlem ve Dilsah ile Hezarfen'e ozenip ucmaya gittigimiz Rock City'de tanistik tesadufen. Uzaktan bizi gorunce tipimize bakip, "Turk olsalar bari" diye Ozlem'e seslenen Dilsah'in(sag basta) fisildadigini duyar duymaz "Merhaba" dedim birden. Ikisi de bir anda neye ugradiklarini sasirdilar. Bizlere rastlamis olmanin mutlulugunu yasayan Ozlem ve Dilsah Istanbul Universitesi Peyzaj Mimarligi 4. siniftalar. Bir egitim programi cervevesinde Tennessee'nin Smoky Mountain bolgesindeki Pigeon Forge'a gelmisler birkac ay once. Sohbet ilerleyince muhabbet Bursa'ya kaydi tabii ki Ozlem'in Inegollu olmasi nedeniyle. Sadullah Organ ve Ibrahim Coban da ortak tanidik cikinca saskinligimiz bir kat daha artti. Iskenderunlu arkadasim Seckin'in de baba tarafindan Bursali olmasi eklenince biz dunyanin bu uzak kosesinde bir Bursa muhabbetti tutturduk. Nelerden konusmadik ki kisa zaman diliminde, Inegol koftesinden basladik, kaplicalardan ciktik. Hos bir karsilasma oldu. Iste insanoglu ve yasadigi yeryuzundeki ilginc rastlantilar.
Pazartesi, Eylül 11, 2006

Savasa ve Bush'a tavir
Savas ve terorun dunyayi gozyasina bogdugu gunumuzde baris cigliklarinin daha da etkili olmasi yasanilir bir dunya icin kacinilmaz. Bu konuda kuskusuz herkese kendi capinda onemli gorevler dusuyor. Amerikali bir barissever de ulkesini yonetenlerin savas yanlisi tutumunu protesto etmek icin arabasina yapistirdigi yazilarla tavrini ortaya koymus. Bombalarin degil Bush'un dusurulmesini isteyen surucu, Amerikalilar'i dunyanin ve Amerika'nin gelecegini kurtarmaya cagiriyor. Medyanin yonlendirmesine acik olan toplumu ne kadar etkiler bilinmez ancak kucuk de olsa eylemi kutlamak gerek.
Pazar, Eylül 10, 2006

Ates dansi !
Ates dansi dediysek ortada oyle ates falan yandigi yok artik. Kizilderililerin kalan soylari, "ya surada bir kizilderili kabilesi varmis gidip bir gorelim nasil yasiyorlar" diyerek gelenlere bir nevi Hacivat-Karagoz oynuyorlar. Geleneksel kiyafetleri ve ellerinde baltalari ile basit sahneler sergileyerek gecimlerini saglamaya calisiyorlar. Iste, izleyenler de ortaya konulan kutuya 3-5 dolar gonlunden ne koparsa atiyor. Oyle ata binen, ok firlatan falan yok ortalikta. Yerlesik duzene gecmede sorun yasadiklari icin Amerikan toplumuyla butunlesememisler. Sancili bir yasamlari var. Kentlerde yasamaya calisanlar daha cok alkole ya da benzer aliskanliklara yonelmisler.

Uçmanın dayanılmaz hafifliği
Ucma meraki galiba atalarimizdan miras kalmis. Uc yil once gittigim Tennessee-Georgia sinirindaki Lookout Mountain'da gokyuzunde suzulen onlarca Amerikali Hezarfen'i gordugumde saskinligimi gizleyemistim. Hem mutlu olmus hem de icim sizlamisti "neden Hezarfen'in yolundan ilerleyip biz de birseyler yapmayi beceremedik" diye. Hezarfen'in torunlari olarak arkadasim Seckin'le ucmayi kafaya koymustuk. Nitekim kisa sure once Hezarfen'in cesaretinden cesaret alarak 600 metreye kadar havalandik ve yeryuzunu kusbakisi izlemenin doyumsuz heyecanini yasadik. Ucusun ilk dakikalari takdir edersiniz ki adrenalin seviyesi epey yuksekti. Ancak ilerleyen dakikalarda bunun yerini tatli bir keyif aldi. Kuslar gibi suzulmenin keyfi bir baska. Insan herseyi unutuyor, ne stres, ne baska sorunlar; hepsi havada kayboluyor bir anda. Sadece yere konmaya gecilirken adrenalin bir kez daha yukseliyor o kadar.
Kizilderilinin gozyaslariBurasi Amerika'daki kizilderili kabilelerinden 'Cherokee'ler'in tukenmek uzere olan soylarini devam ettirdikleri yerlerden birisi. Cherokee kabilesi su anda Tennessee-North Caroline sinirindaki Smoky Mountain bolgesinde yasiyor. Arkamda gordugunuz bina Cherokee Indian Muzesi, onundeki de buyuk bir aglayan kizilderili bustu. Muze kizilderililerin trajik oykulerini anlatiyor. "Beyaz Adam"in yerlilere neler yaptiklari resimlere ve belgelere de yansimis muzede. Bu bolgede yasayan 'Cherokee'ler Ingilizce'nin yaninda kendi ana dilleri ve alfabeleriyle de egitim yapiyorlar. Sokak adlari hem Ingilizce hem Indian dilinde. Kizilderililer'e Indian denmesinin nedeni Amerika kasifi Kristof Kolomb'tan kaynaklaniyor. Hindistan'a kisa yoldan ulasmak icin okyanusa acilan unlu kasif ilk rastladigi yeni kitayi Hindistan zannedince yerlilere de Hindistan'in Ingilizce karsiligi Indian diyor ve kizilderililerin adi "Indian" olarak kaliyor. Bugunun Amerikalisi bu insanlara neden Indian dendigini bile bilmiyor.
Beyaz Saray'a yakin kaynak!
Gectigimiz Agustos ayinda arkadasim Seckin'le birlikte Washington DC'ye yaptigimiz gezide Beyaz Saray cevresinde de kisa bir tur attik. Bursa'da gazetecilik yaptigim yillarda Washington mahrecli haberlerde surekli dikkatimi ceken birsey vardi. "Beyaz Saray'a yakin kaynaklara gore..." Hep merak etmisimdir kim bu kaynaklar diye... Nitekim sozu edilen bu kaynaklari yakindan gorme firsati da oldu. Beyaz Saray cevresinde birkac tane kaynak var. Bunlardan biri Potamac nehri, digeri de hemen arkamda gordugunuz kaynak! Bir digeri de sarayin arka kisminda kaliyor! Merakimi gidermis olmanin mutlulugunu yasadim ya artik gam yemem!..
Bu arada bolgede bes yil oncesine gore guvenlik onlemlerinin daha da artirildigi dikkat cekiyor. Guvenlik onlemlerine karsin turistler cevrede rahatlikla gezebiliyor, fotograf cekiyor, bahcedeki cimenlere uzaniyor. Hatta Beyaz Saray ile Vietnam aniti arasindaki alanda futbol maci yapanlar bile var.
Gectigimiz Agustos ayinda arkadasim Seckin'le birlikte Washington DC'ye yaptigimiz gezide Beyaz Saray cevresinde de kisa bir tur attik. Bursa'da gazetecilik yaptigim yillarda Washington mahrecli haberlerde surekli dikkatimi ceken birsey vardi. "Beyaz Saray'a yakin kaynaklara gore..." Hep merak etmisimdir kim bu kaynaklar diye... Nitekim sozu edilen bu kaynaklari yakindan gorme firsati da oldu. Beyaz Saray cevresinde birkac tane kaynak var. Bunlardan biri Potamac nehri, digeri de hemen arkamda gordugunuz kaynak! Bir digeri de sarayin arka kisminda kaliyor! Merakimi gidermis olmanin mutlulugunu yasadim ya artik gam yemem!..Bu arada bolgede bes yil oncesine gore guvenlik onlemlerinin daha da artirildigi dikkat cekiyor. Guvenlik onlemlerine karsin turistler cevrede rahatlikla gezebiliyor, fotograf cekiyor, bahcedeki cimenlere uzaniyor. Hatta Beyaz Saray ile Vietnam aniti arasindaki alanda futbol maci yapanlar bile var.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

