Çarşamba, Ocak 31, 2007

Kumarhaneler kenti Las Vegas


California turunda rotamizi Nevada eyaletindeki dunyaca unlu tatil, alisveris, kumar ve eglence merkezi Las Vegas'a da cevirdik. Gece vakti oldugu icin colu goremedik ancak uzun mesafeler boyunca hicbir isiga rastlamayisimiz, her 100-200 metreye konulan "acil arama" telefon kutulari ve yoldaki arabalarin azligi nereden gectigimizi anlatmaya yetiyordu. Bir tepeyi asar asmaz isil isil uzayip giden Las Vegas onumuze cikiverdi. Yillar once, filmlerde gordugumuz, “Godfather”, “Casino”, “Oceans Eleven” gibi yapimlarin mekanini gorecegim soylense herhalde guler gecerdim. Iste dunyanin her yerinden milyonlarca insanin kumar oynamak ve eglenmek icin akin ettigi, hergun milyonlarca dolarin dondugu, her bir otelde yuzlerce tek kollu canavarlarin avlarini bekledigi gunah sehrindeyiz. Colun, cennet gorunumlu cehenneme cevrildigi, ocaklari sonduren yerdeyiz. Ortaliga buyulu, esrarengiz bir hava yayan rengarenk isiklarin altinda saskinligimizi gizleyemiyoruz. Ucaklarin biri iniyor biri kalkiyor. Neseyle kente gelenler, paralarini kaybetmenin moral bozuklugu ile geri donenler. Her taraf kumarhane, benzin istasyonlarinda bile tek kollu canavarlar ayakustu oraya gelenlere hizmet veriyor. Yerlestigimiz otelin suit odasi icin odedigimiz bir gecelik fiyat 35 dolar, ortam ise Hilton gibi. Arabanizi nereye parkederseniz edin tek kurus odemiyorsunuz. Kimi otellerde icki bedava ya da cok ucuz. Yemekler yine dusuk fiyattan servis ediliyor. Herseyi cazip hale getirmisler ki gelenler baska seye para odemesin ama kumar oynasin. Bunun anlami, “Gelin paranizi sadece kumara yatirin biz oradan zaten fazlasiyla kazaniyoruz”
Colun ortasina kurulan kumarhaneler merkezinin temelini 1905 yilinda Italyanlar atmis. Goz kamastiran rengarenk isiklarin susledigi kentte 38'i buyuk olmak uzere 113 otel ve bunlara bagli casinolar var. Otellerin cogunun en az 1000 odasi bulunuyor. Resmi olarak 1911'de kurulan kent Sin City ya da Vice City olarak da biliniyor. Yani "gunah sehri", "kotuluk sehri" Gercekten goz kamastiran isikli dunyalarin arka planinda onca gunah ve kotuluk yatiyor. Kentte baska eyaletlerde yasadisi olan kumar basta olmak uzere uyusturucu ve fuhusa da tolerans gosteriliyor.
Dikkatimi ceken kollu makinelerin basinda cogunlukla yasli insanlarin oturmasiydi. Emekli olmus, yapacak baska birsey bulamayan bu insanlar omrunun son yillarini elindeki ucbes kurusu harcamakla geciriyor. Kentte ikinci gunumuzde herseyiyle bizim kulturumuzden bir parca olan Yunan restaurantinda yemek yedikten sonra bu kez kumarhaneleri aksam vaktinde kusbakisi izlemek icin 379 metre yukseklikteki Stratosfer Otel'nin kulesine cikiyoruz. Buradan Las Vegas'i 360 derece gordukten sonra "gunah sehri"ndeki turumuzu tamamliyor ve San Francisco'ya dogru yol aliyoruz.

Çarşamba, Ocak 24, 2007


Hollywood hatirasi Los Angeles'e gidince "kultur emperyalizmi"nin baskenti Hollywood'u ve Beverly Hills'i gormemek olmazdi taa Turkiye'den buralara gelmisken. Artisi, eksisi, sinema sektorune kazandirdiklari ve kaybettirdikleri ile bambaska bir dunya Hollywood kuskusuz. Hollywood Caddesi'nde evsiz barksiz, ac insanlari gormek sasirticiydi. Yonetmenlerin, artistlerin isimlerinin kazindigi kaldirimlari, kirmizi halilarla suslu Kodak Theatre'in onunu mekan tutan bu insanlar uzanacak merakli ziyaretcilerin verecegi birkac dolara bakiyordu. Dilenmek yerine daha farkli yontemler bulanlar ise daha sansli gorunuyordu. Film karakterlerinin kiligina girenlerle cektirdiginiz fotograf basina verdiginiz 1 dolar onlari sevindirmeye yetiyor da artiyor.
Pasifik kıyısındaki İstanbul



Amerika'da yolumuz gecen hafta ulkenin Pacific kiyisindaki California'ya dustu tatil nedeniyle. Los Angeles, San Francisco, Las Vegas(Nevada) San Diego ve Hollywood'u gorme firsatimiz oldu. California'yi turlarken kendimi adeta Turkiye'de gibi hissettim. Doganin yapisi, evler, sokaklar hemen hersey Turkiye'den birseyleri animsatti. Hele San Francisco'da sanki Istanbul'du soludugum hava. Kopruleri, denizi, inisli cikisli caddeleri, tramvayi ve evlerin mimarisi ile sanki Pacific kiyisinda ikinci bir Istanbul insa edilmisti. San Francisco'da en cok dikkat ceken yerlerden biri kuskusuz San Francisco Korfezi'ni birlestiren Golden Gate Bridge. Adini da bir zamanlar bolgede yasanan "Altina Hucum"dan alan kopru yerli ve yabanci turistlerin en cok ilgisini ceken yerlerden birisi. Koprunun yapilis hikayesi de ilginc. Korfez girisine bir kopru yapmayi hayal eden mimar Joseph B Strauss uzun bir mucadele baslatir. Yoredeki arazi sahipleri engel cikarir, mimar kopruyu yapacak parayi zor bulur ve 8 yilda kopru tamamlanir. Hala yaya gecislerine acik olan koprude ilk intihar acilistan uc ay sonra yasanmis. O gunden bu yana ayda ortalama iki kisi kopruden atlamis. Koprunun acildigi 1937'den bu yana korkuluklardan kendini denize bırakan 1600 kisinin sadece 26'si olumden donmus.